CORONA’NIN TEK SORUMLUSU KÜÇÜK ESNAF VE SANATKAR DEĞİLDİR..
Aslına bakıldığında, Covid–19, 2019’un Ekim Kasım aylarında dünyaya merhaba dedi. Kimi duyarlı uluslar olayı ciddi düşünerek SOSYAL VE EKONOMİK gardını aldı. Kimi bizim gibi uluslar ekonomilerinin güçlü, teknolojilerinin ileri ve sağlık alanında çağ atladıkları bahanesiyle küçümseyip umursamadılar. İnsanoğlu var oldukça, dünya yaşamı sonlanmadığı müddetçe bu ve buna benzer hastalık ve felaketler yaşanacaktır. Bu, bilinmesi gereken bir gerçektir.
Geçen yaklaşık,10-11 aylık süreçte birçok dünya ülkesi, geçte olsa hazırlıklarını ortaya koyarak, vatandaşlarını covid–19 illetinden korumaya çalıştı veya gayret etti. Bir kısmı da bunda başarılı olup halen can ve mal kaybını az rakamlarla atlatmaya çalışıyor.
Ülkemizde duruma bakıldığında, salgının tanıtılmasından tutun, insana bulaşması, hastalık süreci, tedavi şekli, tedavi için gerekli hastane, makine teçhizat ve ilaç konularında zaman zaman bilgi kirliliği olayın başından beri devam etmektedir.
Öz eleştirisel düşününce vatandaşlarımız dan bir çoğunun Cumhurbaşkanımız, İçişleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve diğer ilgili kurumlarımızın sosyal mesafe ve temizlik kuralları konusunda aylardır yapılan uyarı ve dikkatlere tam anlamıyla uymadıkları, açıkça ölümle alay etmeleri sonucu salgının uzaması ve zararın artmasına yol açmış ve Bu durumun yükü sanki, sadece Sağlık çalışanları ve Esnaf ve Sanatkârın üzerine, ihale edilmiş gibi görünüyor.Özellikle Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca ve ekibinin olağanüstü gayretlerinin hakkını teslim etmekte yarar vardır. Allah onlardan razı olsun.
Bir başka anlatımla, salgının ülke ve kişisel manada ekonomik hasarını incelemek gerekiyor. Ülke olarak salgına veya buna benzer başa gelebilecek afet ve olaylarda hem eğitimin hem ekonomik, hemde hazırlığımızın olmadığını bir kez daha görüp yaşıyoruz. Özellikle küçük Esnaf ve Sanatkâraçısından salgın, camiaya tam bir yıkım etkisi yaptı. İşyerleri kapatılan veya açık olduğu halde kısıtlamalardan dolayı müşteri bulamayan siftah edemeden işyerini kapatan, işyeri kirasını, SSK, BAĞ-KUR primini, elektrik su doğalgaz faturalarını, çek ve senedini bankalara olan kredi taksitlerini, vergisini, faizle ertelenmiş olan kredi taksitlerini bile ödeyemeyen Esnaf ve Sanatkârımız, salgının en büyük mağdurları olmuş durumda.
